Isparta Çözüm Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE BİZE ULAŞIN
KÜNYE

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BOŞLUKLARIN RİCASI

Hilmi SİPAHİ

07 Mayıs 2013, 11:28

Hilmi SİPAHİ

 

Ufuk çizgisi, insanın durduğu yerden görebileceği en uzak çizgidir. Kim ki, diğerinden yüksekte, onun ufku daha geniş, görüş mesafesi daha uzundur.

Biliriz ki eski gemiciler, yelken direklerinin üstüne çıkar görüş alanlarını uzun tutarak hedeflerini gözetlerlerdi.

Bulunduğu yeri yüksek olanların ufku da geniştir. Geniş olmalıdır.

Rahmetli Oğuz Atay, üniversite de yol projesi dersimize giriyordu. Kendisi iyi bir inşaat mühendisi olduğu gibi Ünlü bir yazardı da. Bir dersinde yöneticilerin ufkunun ve bakış açılarının olabildiğince geniş olması gerektiğini anlatırken bugünkü Yıldız Üniversitesinin önünden geçen Beşiktaş’taki Barbaros bulvarının özelliklerinden bahsetmişti. Barbaros Bulvarı yataydan neredeyse 40 derecelik bir açı yapacak şekilde eğimli bir yoldur.  Oğuz Atay bu yolun Adnan Menderes döneminde yapıldığını, yolun bulunduğu yerin derin bir vadi olduğunu ve dolgu yapılarak inşa edildiğini söylemiş, yol yapılırken ufuksuz, çapsız ya da menfaat, rant peşinde koşan insanların bu yola karşı kampanyalar düzenlediklerinden bahsetmişti. Aynı kampanyanın bugün Vatan Bulvarı olarak kullanılan cadde içinde yapıldığını söylemiş ve ‘Bu kadar geniş yola ne gerek var, uçak mı indireceksiniz?’ diye itiraz edildiğini anlatmıştı. Hocamız bu konuyu işlerken 1. Boğaz içi köprüsü inşaat halindeydi ve o günlerde de  ‘Boğaz köprüsüne hayır!’ kampanyaları yürüten malum’ istemezük’çüler iş başındaydı.

Hocamız şöyle diyordu; ”Gerçekten 1958 li yıllar için bu yollar çok lüks gibi duruyordu. Trafik yoğun değildi. Bu yollara uçak indirebilirdiniz. İtiraz edenlerin bulunduğu yer, bakış açıları, düşük seviyede olduğu için 30 yılın 40 yılın ufkunu göremiyorlardı. Onlar için bu kadar geniş yollara  o günler için gerek yoktu. Ama bu gün görüyoruz ki,  o yollar bu kadar geniş yapılmasaydı şimdi trafik tıkanmış olacaktı ve çok daha masrafla yeni yollar açılacaktı.”

Yapılan her Boğaziçi köprüsüne itiraz eden adamların bugün çıkıp “Evet boğaz köprüsüne o gün itiraz ettim, bugünde ediyorum” diyenlerin artık sesleri çıkmıyor. Çünkü bu tip ufuksuz insanlar sadece önündeki birkaç adımı görebilir. Üç adım ötelerindeki çukuru düşmeden fark edemeyen tiplerdir onlar.

Bu gün kentsel dönüşüm diye bir çalışma var. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören bu dönüşüm ihtiyacını şöyle açılıyor:

“Kentsel dönüşüm, kentteki sorunlu alanların belirlenip, sağlıklı ve de yaşanılabilir hale getirilmesi amacı ile yeniden yapma veya sağlıklı hale getirmek için uygulama yapılması anlamına geliyor.  Kısaca kentsel dönüşüm kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi oluyor. Bu şekilde de kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, depreme dayanıklı olmayan, ekonomik ömrünü doldurmuş binaların yeniden yapılarak olası doğal afetler sonucu oluşacak zararların en aza indirilmesi amaçlanıyor. Kentsel dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak ihtiyaçlar şunlar olabilir; yeni konut yapılması, doğal afet riski olan bölgelerdeki veya yapısı itibariyle riskli olan binaların yeniden inşası, zayıf yapılı binaların (gecekondu) yapımının engellenmesi, şehrin modern ve medeni ihtiyaçları karşılayacak hale getirilmesi ..”

Her kentin ihtiyacı ve sıkıntısı farklı olabilir ve modernleşmek isteyen her kent, kendi yöneticilerinin ufkuna göre bu dönüşümden nasipleniyor.

Bazen Halk otobüsü o kadar kalabalık olur ki, nefes alınamayacak hale gelir ve:

Durdurun arabayı, inecek var!! BOĞULUYORUM, Nefes alamıyorum!” diye bağırmak istersiniz tam o sırada birisi akıl eder ve arabanın penceresini açar, bu arada birkaç yolcu da iner. Arabanın içine, hafif bir rahatlamayla beraber içeri birazcık temiz hava girer. Bu kadarcık bir değişiklikle bile, yüzünüzü bir serinlik yalar, ciğerlerinize temiz oksijen gelmeye başlar kendinize gelirsiniz.

Bu gün Isparta’mız için bir pencere açılmış, birkaç yolcunun indiği kadar yer açılmıştır.

Yıkılan Özel İdare binasının boşalan yeri için (basından takip ettiğim kadarı ile) iki görüş var: Birincisi yıkılan yerin park, meydan olması. Diğeri ise ‘bu boşluğun doldurulması’ şeklindedir. Boşluk, sembol bir yapı ile doldurulabilirmiş..

Sizi bilmem ama ben o ‘boşluk’ denilen yeri gördüğüm anda o boşluğu sevdim. Zira o boşlukta harika bir doğal ‘sembol yapı’ ile karşılaştım; Dağların yeşilliği, gökyüzünün mavisi.

Hangi yapı bundan daha güzel olabilir.?

Bu boşluk, Isparta şehir merkezi için yeterli midir? Asla!

Zaman Gazetesinden A. Turan Alkan, görüşlerine aynen katıldığım ‘Sinirli Yazı’sında şöyle diyor: “Doğrusu Taksim Kışlası pek umurumda değil ama nerede geniş arsa görse, oraya hemen şöyle irikıyım, mutantan, âbidevî bir bina çökertmeyi düşünenleri de bir türlü anlamıyorum. Frenklerin “Horror vacue” (Boşluk korkusu) dedikleri şeyin tezahürü müdür, nedir? Oysaki güzel şehirleri, hatta bütün güzellikleri farkettiren unsur çerçeveler, boşluklardır: Park, meydan, koruluk veya düpedüz boşluk, yani nefes...”

Tuhafiyeciler Sitesi, Isparta Oteli gibi eski yapılarda bu otobüsten indirilmeli ve kentin merkezinde başka pencereler açılarak bu güzel kente daha fazla nefes aldırılmalıdır.

Yine basından öğrendiğime göre Valimiz ve Belediye Başkanımız, şükürler olsun ki yüksek bir yerden bakarak, ufuk çizgisini ötelere taşımışlar ve yeşil alan projesinin arkasında durmuşlardır.

30-40 sene sonra bu merkezde ulaşım nasıl olacaktır? Alt geçitlerin planlanması artık gündeme gelecek midir yoksa otopark sorunu ve kavşak geçişleri bu haliyle mi kalacaktır?

Eski Özel İdarenin olduğu yer elbette ki meydan/yeşil alan olarak kalmalıdır. Altı otopark olmalıdır fakat bu alt yapı da ileride yapılacak alt geçitlere engel olmayacak şekilde düzenlenmelidir.

Mümkün ise, Kavaklı Camii gibi tarihi yapıları ortaya çıkaracak başka çevresel projeler düşünülmeli ve ‘yeni pencereler’ açılmalıdır.

Eğer sorun sembol yapı ise, Yeşil Dağların Mavi Gökyüzü ile çizdiği ufuk çizgisi, en büyük sembol yapıdır.

Boşlukların bizden şöyle bir ricası var: “Lütfen bizi doldurmayın, bırakın dağınık kalalım

 

 

Bu haber 1046 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SPORTİF DİKDÖRTGEN, TECELLİ ETMİŞKEN.19 Eylül 2017