Isparta Çözüm Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE BİZE ULAŞIN
KÜNYE

HABER ARA


Gelişmiş Arama

YOKSUL ADAM VE PADİŞAH

Hilmi SİPAHİ

17 Mayıs 2013, 10:39

Hilmi SİPAHİ

Yoksul bir adam, padişahın sarayının bahçesinin duvarından saraya ve bahçesine hayranlıkla bakıyor, saraydan gelen nefis kokuları yutkunarak içine çekiyormuş. Durumu saray balkonundan izleyen padişah, muhafızlarını gönderip yoksul adamı çağırmış ve ‘saatlerce bahçeyi seyretmesinin sebebini’ dostane bir şekilde sormuş. Padişahın bu yumuşak tavrından dolayı yoksul adamın korku ve telaşının yerini cesaret almış ve o cesaretle de:

-“ Devletlû padişahım, sarayınızın güzelliğini görünce kıskandım, ‘neden benim de böyle bir bahçem ve tok bir midem yok?’ diye düşündüm. “ demiş.

Padişah hazretleri de ona böyle bir bahçede sürekli kalmak isteyip istemediğini sormuş. Yoksul adam bu teklife heyecanla “Evet!” demiş. Ama padişahın bir koşulu varmış. Yoksul adama:

-“Seni bahçeme alırım. Ama bahçede çalışmak şartıyla..”

-“Çalışırım padişahım..”

-“Ama çalışman esnasında ayrık otlarını, yaban otlarını  temizlemen gerekecek..”

-“Temizlerim padişahım. temizlemem mi hiç..?

-“Her akşam bana bir demet gül ve çiçek getireceksin.?

-“ Elbette getiririm padişahım. Getirmem mi hiç?”

-“ Ve çiçeklerin arasında yaban otları, ayrık otları olmayacak… Sadece benim istediklerimi getireceksin..”

-“Bu çok kolay bir iş padişahım, hepsi bu mu?”

-“Kovduğum eski bahçıvanım seni kıskanacak ve bu kıskançlığından dolayı seni işinden alıkoyup benim gözümden düşürmek isteyecektir, O’na da dikkat et! O’nu yanında tutma!”

-“Tutmam padişahım ama ben O’nu nasıl tanıyabilirim?”

-“Gülleri ve çiçekleri değil, ayrık ve yaban otlarını bana sunmanı ister. Çiçeklerle ilgilenmeni engeller..”

-“Meraklanma padişahım, ben O’nu taşlar kovalarım..”

-“işini yaparken kaytarma.. muhafızlarım ve gözcülerim seni her daim görürler..”

Padişah hazretleri yoksul adamın elini tutar ve dostane bir şekilde sıkarak:

-“ Ayrıca unutma, padişah benim, efendin benim. Çiçekleri benim için toplayacaksın. Sakın başkaları için toplama! eğer sen bu dediklerimi yaparsan  bu bahçede çalışıp, sarayımda gezer ve saray sofrasına oturabilir, her daim huzuruma girip çıkabilirsin..”

Yoksul adam böylesine yapılması kolay, mükâfatı çok, rahat bir iş bulmasından dolayı sevinir. Padişahın elini sıkar ve padişah ile kulu el sıkarak antlaşmış olurlar.

Bu hikâyenin sonu yok.

Sonunu biz kendimiz yazacağız.

Bu hikâyedeki yoksul adam biziz. Bahçe de bu dünya.

Antlaşma zamanı, “Kalübela”

Eski bahçıvan ise İblis.

Padişah ise elbette ki ulu Rabbimiz, Cenab-ı Allah(C.C).

Görevimiz ise o hikâyedeki kadar kolay ve basit; padişahımıza bahçede tek tük bulunan yaban otlarını değil, her tarafı çiçek ve gül olan bahçeden sadece bir demet çiçek götürmek.

Tek zorluk, kovulmuş eski bahçıvan şeytanın sözlerine aldanmamak ve O’nu taşlayıp kovalamak..

Belki etrafımızda çiçek ve güllerin(hayırlı amellerin) ayrık ve yaban otlar (günahlar) kadar çok olmadığını onu toplamanın, Allah’ın(C.C) rızasını kazanmanın kolay olmadığını düşünüyor olabilirsiniz.

Fena halde yanılıyorsunuz:

Zira kumar oynayıp çocukları ve aileleri dağıtmak mı kolay, yoksa evladımızın başını okşayıp koklamak mı?

Pis kokulu ve içimi fıtrata aykırı içki içip abuk-sabuk konuşmak, insanların yanında acınacak duruma düşmek mi kolay, yoksa ailemiz ile eşimizi dostumuzu ziyaret edip çay içmek mi?

Belki paramız yok sadaka verecek ama gülümseyen gözlerimiz, şefkatle okşayan ellerimiz, tatlı bir söz söyleyecek dilimiz de mi yok?

Umreye gidemeyebiliriz fakat bir hasta ziyareti de işimizi görür.

Şehit olmak için illaki bir savaş çıkarmamız gerekmiyor, peygamber efendimizin sözlerinden çok çeşitli şehit sevabı kazanma yollarımız var: Allahü teâlâdan, ihlasla şehitlik isteyen, yatağında ölse de şehit olur. (Müslim), Aşık olup, aşkını gizleyip ve iffetini koruyup ölen şehit olur.(Hakim), Abdestli yatıp da ölen şehittir. (Deylemi)

Yüz adam öldürmüş olabiliriz, ama yaptığımıza pişman olacak bir kalp ile iki damla yaş dökecek gözümüz varsa rabbimizin de Ğafur ismi var?

Günahların dağlar gibi olabilir ama annen baban yanında ise korkma, Onlara tebessümle yaklaş, onlar sana çocukken nasıl şefkatle bakmış ise sende onlara öylece bak..

Amel olarak rabbimize sunacağımız çiçek demetlerinden sadece bir kaçını sıralayayım da içinde bulunduğumuz âlemdeki her güzel hareketimizin bir karşılığı olduğunu hatırlayalım: ” İki kişinin arasında adaletle hükmetmen bir sadakadır. Hayvanına binmek isteyen bir kimseye yardım ederek, hayvana bindirmek veya eşyasını hayvana yüklemek bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır. Namaza giderken attığımız her adım sadakadır. Gelip geçene sıkıntı veren şeyleri yoldan kaldırman bir sadakadır. Suphanallah demek sadakadır. Elhamdülillah demek sadakadır, La ilahe illallah demek sadakadır, Estağfurullah demek sadakadır, İyiliği tavsiye etmek sadakadır. Gözü görmeyene yol göstermen sadakadır, Sağıra ve dilsize, seni anlayana kadar anlatmaya çalışman sadakadır. Zor durumda kalıp da yardım isteyenin bir an önce yardımına koşmak sadakadır. Dostumuza ‘ seni Allah (C.C) rızası için seviyorum’ demek sadakadır. Eşinle geçirdiğin hoşça zaman sadakadır.

Tabii bu çiçekleri taşıyan kişinin Vazosu, sepeti kırık olmayacak; yani ihlaslı olacak.

3 aylara girdik. Recep ayı içindeyiz. Regaip gecesini yaşadık.

Receb’e, “recm ayı” da denir. Buna göre, mü’minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanların bu ayda taşlanıp, kovularak uzaklaştırıldığı söylenir..

Bu güzel aylarda rabbimize istediği buketleri ihlas vazosunda sunup, onun rızasına kavuşalım İnşaallah.

Onun rızasını kazanmaktan üstün ne var?

Büyüklerin dediği gibi: "ALLAH'ım benim maksadım sensin.. Ben Sadece Senin Rızanı İstiyorum"  (İlahi Ente Maksudi ve Rızake Matlubi)

Cumanız ve üç aylarınız hayırlara vesile olsun..

 

Bu haber 1138 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SPORTİF DİKDÖRTGEN, TECELLİ ETMİŞKEN.19 Eylül 2017